İzmir Su Ürünleri Yetiştiricileri ve
Üreticileri Birliği tarafından
hazırlanmış basın açıklaması aşağıda ve ekli dosyada bilgilerinize
sunulur.
14.03.2009
Kamuoyunun ve Basının Bilgisine,
Yarımada Çevre Platformu Sözcüsü Ümit Bora isimli şahıs
tarafından "TÜRKİYE
CUMHURİYETİ BÖYLE REZALET GÖRMEDİ! İZMİR'İN URLA İLÇESİ "KOKAR KOYU" NE
HALDE?" başlıklı basın açıklamasında yer alan fotoğraflar güncel
görüntülerdir ancak yorumlar ve açıklamalar gerçeklerden tamamen
uzaktır.
BU NEDENLE AŞAĞIDAKİ AÇIKLAMALARIN YAPILMASI ZARURİ OLMUŞTUR.
Fotoğraflardan da görüleceği üzere eski ve şu an kullanılmayan tahta
kafeslerde bulunan balıklar satıldıktan sonra ağları toplanmış ve
kafesler
de imha edilmek üzere kıyıya çekilmiştir. Bölgenin zorlu doğa koşulları
dolayısıyla ulaşım ancak fotoğrafta görülen alandan sağlanabilmektedir.
Bu
sebeple imha edilecek bütün kafesler o bölgede toplanmıştır ve imha
edilmesi
için yoğun bir çalışma sürmektedir.
Firmanın 2007 yılında Kokar koyunda 250 civarında tahta kafesi bulunduğu
ve
şu anda tasfiyesi halen devam etmekte olan 10-15 kafesinin kaldığını da
belirtmemiz gerekir.
Birliğimize üye firmalarımızın kanunlara olan bağlılığı ve saygısı
dolayısıyla üretimini durdurmuş olan ve tasfiye sürecine devam eden
firmalarımızdan birisini fotoğraflarıyla belgelemiş olan "Demokrat Urla
Gazetesi"ne teşekkürlerimizi sunarız.
Bunun yanında Ümit Bora isimli şahsın iddialarına da açıklama yapmamız
gerekir:
Ümit Bora Kafeslerdeki balıkların virüsler dolayısıyla öldüğü ve ölü
balıkların ve yine virüs bulaşmış olan ağların denize bırakıldığından
bahsediyor. Kafeslerdeki balıkların satış faturaları ve veterinerler
tarafından hazırlanmış balıkların insan sağlığına zararlı olmadığını
gösteren raporları bilgilerinize sunabiliriz. Ayrıca virüs bulaştığı
iddia
edilen ağlar da kıyıya çekilmiştir ve bakımları yapılmaktadır. Balık
çiftliklerinde çalışan hiç kimse Ümit Bora'nın bahsettiği virüsler
nedeniyle
cilt yaraları ve umutsuz hastalıklardan muzdarip değildir. Bunlar
tamamen
kamuoyunu yanıltmak amacıyla yayınlanmaktadır.
Sahil Güvenlik Komutanlıkları'nın savaş ve benzeri durumlarda Genel
Kurmay
Başkanlığı'na, barış zamanında ise İçişleri Bakanlığı'na bağlı olarak
çalışmaktadır. Ümit Bora bunu sanki gizli bir bilgiymiş gibi
yansıtmaktadır.
Ancak "İçişleri Bakanlığına bağlı olduğu ortaya çıkan Sahil Güvenliğe"
ile
başlayan cümlesiyle sadece kendi cehaletini göstermektedir.
Son olarak "Balık Çiftlikleri ile 100-200 km yayılan kirlilikten denize
girenleri ALLAHIM SEN KORU.AMİN." cümlesiyle yine cehaletini
göstermektedir.
Çünkü fotoğraflarda görülen balık çiftliklerinin bulunduğu Kokar Koyu
ile
Çeşme arası yaklaşık 40-50 km civarındadır. Ayrıca yine balık
çiftliklerinin
bulunduğu Gerence ve Ildır Körfezleri Çeşme'ye 20-30km. mesafededir.
Bodrum
bölgesindeki çiftliklerin uzaklıkları da aşağı yukarı 20-40 km. arasında
değişmektedir. Bugüne kadar Çeşme'de ve Bodrum'da tatil yaptığı, denize
girdiği için cilt hastalıklarına yakalanan vatandaşımız olmamıştır.
Saygılarımızla, Kamuoyu ve Basına duyurulur.
Hasan GİRENES
İzmir Su Ürünleri Yetiştiricileri
Ve Üreticileri Birliği
Yönetim Kurulu Başkanı