|
Ovacık
Altın Madeni`ne köylülerden destek
Maden çalışanları “Ekmeğimizle
oynanmasın”
 
 
 
 
 
Türkhaberim.com: İzmir`in
Bergama ilçesindeki Koza Altın İşletmeleri’ne ait Ovacık
Altın Madeni`nin kapatılmasına madende çalışanların yanı
sıra yöre halkından da destek geldi. Geçtiğimiz günlerde
Danıştay 6. Dairesi’nin aldığı kararla Türkiye genelindeki
400 madenin ruhsatları tartışılır hale geldi. 29 Ocak’a
kadar kapatılması yönünde karar alınan madencimler ve
çalışanları ise bu kararın ülke ekonomisine vereceği zararı
vurguladılar.
İzmir Bergama’da Yeni ÇED süreci kapsamında, `Halkın
Bilgilendirilmesi` konulu toplantı düzenlendi. İzmir Çevre
ve Orman İl Müdürü Osman Tatar’ın, yönettiği toplantıda
Tatar, “Maden sizce zararlı mı zararsız mı?” sorusuna
toplantıya katılan bin kişi ‘Hayır’ cevabını vererek,
madenin kapatılmamasını istediler.
Sabahın erken saatlerinden itibaren Ovacık köyüne
giden bölge halkı, toplantının yapıldığı salonu doldurdu.
Balıkesir’in Havran ilçesinden de, `Havran`ın neşesiyiz,
Körfez`in bekçisiyiz`, `Altın da bizim zeytin de, siz
kimsiniz?` yazılı pankartların asılı olduğu otobüslerle çok
sayıda kişi geldi.
Maden hakkında bilgi veren SRK Danışmanlık Genel Müdür
Yardımcısı Mehmet Öztürk, 1989 yılında Eurogold firmasının
Altın bulunmasıyla başlayan sürecin 2000 yılında Koza Altın
işletmeleri olarak faaliyete geçtiğini söyledi. Maden’de
altın rezervinin artık bitme aşamasında olduğunu ve
işletmenin 3 yıllık ömrünün kaldığını kaydeden Öztürk,
Avrupa Birliği 2006 yılında, madenlerde kullanılan siyanür
miktarının litrede 10 miligramın altında olmasını istedi.
Ovacık Altın Madeni`ndeki değer ise 1 miligramın altında,
yani AB`nin istediği değerin 10`da birinden daha düşük.
Maden bu bakımdan son derece güvenlidir.’ diye konuştu.
Atık depolama tesisine de değinen Öztürk, “18
hektarlık alana atık depolama tesisi inşa edildi. Tesis,
deprem şartları göz önüne alınarak inşa edildi. Sızdırmazlık
için dünya standartlarında inşaat yapıldı. Sızıntı
modellemesi, bin yıl için 400 metredir. Bölgenin en yüksek
yağış şartları göz önüne alınarak yapılan modellemede, 100
yıl 24 saat aralıksız yağmur yağdığı düşünülerek, deponun
membasında taşkın havuzu ve kuşaklaması yapıldı. Ayrıca 11
kuyuda gözlem yapılıyor.Ayrıca çalışmaları biten bölgelerde
6 bin zeytin fidanı dikilerek, bölge bitkilendirildi. Yakın
zamanda 2007 yılında rezervi biten açık ocak çukuru da
doldurulmaya başlanacak ve topoğrafik yapısına kavuşacak”
ifadesini kullandı. Madende hiçbir riskin bulunmadığını
sözlerine ekleyen Öztürk, “Madende 450 kişi çalışıyor.
Kısaca maden ÇED raporlarına, Atık Yönetmeliği’ne, Gürültü
Yönetmeliği’ne gibi tüm yönetmeliklere uygundur” dedi.
Geniş katılım sebebiyle birçok kişi, iki saat süren
toplantıyı ayakta izlerken, Bergama`da yapılan çevre
eylemlerinde ‘Hopdediks` lakabıyla tanınan Bayram Kuzu’nun
oğlu Necati Kuzu, ‘Dört yıldır orada çalışıyorum ama hiçbir
zararını görmedim. Zararı olsa önce bizi etkilerdi. Madeni
sonuna kadar destekliyorum. Burada yüzlerce kişi ekmek
yiyor` dedi. Bergama’da esnaflık yapan İsmail Birol ve
Abdullah Turgut ise Bergama’da sanayi olmadığını, bu nedenle
de Koza Altın Madeni’nin çalışanların yanı sıra esnafın da
geçim kaynağı olduğunu belirterek, 8 yıldır çalışan madenin
Bergama’ya ve Bakırçay’a zararı olmadığını, tesisi
kapatmanın büyük vebal olduğunu, insanların işsiz kalmasıyla
bölge halkının ve esnafın büyük sıkıntı yaşayacaklarını
söylediler.
Doğa Savaşçıları Derneği Zafer Murat ise,
“İstanbul`dan geldim. Savaş baltalarını gömdük ancak
savaşmaya da hazırız. Bu madeni 17. yıldır izliyorum. Egemen
güçlerden beslenen sözde çevreci arkadaşlar 8 yıldır
faaliyette olan bu madene karşı çıkıyorlar. Amaç Türk
firmalarının altın madeni işletmesini engellemek. Çevreciyim
ama Bergama`da madene karşı çıkanların içinde değilim. Daha
önce ben de bu madene karşıydım ancak yaptığımız girişimler
sonucu maden çevreye duyarlı bir tesis haline geldi.
Çevreciler sayesinde Dünya standartlarında bir tesis
kurulmuş buraya. Özellikle altın madenleriyle ilgili Alman
vakıflarının ülkemizde büyük oyunları var. Biz yabancı
çevrelerden nemalanan çevrecilerden değiliz. Çevrecileri
ayırmanızı istiyorum. “ diye konuştu. Çetintaş’ın bu sözleri
büyük alkış aldı.
Bergama’da yaşayan Mahire Bıçakça ise Avrupa Birliği
ülkelerinde bu tür tesisleri gördüğünü ancak böyle modern
bir tesisin Avrupa’da dahi olmadığını vurgulayarak, “Bu
madende bir yakınım dahi çalışmıyor. Ben Bergama’lıyım ve
Bergama insanını düşünüyorum. İşsizliğin had safhaya çıktığı
ülkemizde 450 çalışanın yanı sıra aileleriyle birlikte 2 bin
500 insanın ve esnafın işsiz kalması demektir” şeklinde
konuştu.
 
 
Doğa Savaşçıları Çevre
Derneği’nin çıkardığı Yeşil TAKİP
Gazetesi’ni inceleyen bergama’lılar,
Türkiye’nin dört bir yanından çevre ile ilgili haberler
veren gazeteyi uzun süre okuyarak derneğin çıkardığı
gazetenin halkın sesi olduğunu vurguladılar.
Güncel Haber: 16-01-2009
|